2007'den Bugüne 76,251 Tavsiye, 24,882 Uzman ve 17,107 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Sorun
Sorun Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Sorun Kavramı ile İlgili 176 Makale
SORUN ÇÖZME Günlük yaşamda her an bir sorunla karşılaşma olasılığı çok yüksektir. Bu durumlar karşısında insanlar farklı tepkiler gösterirler. Bazıları bu zor durumdan kolaylıkla kurtulurken bazılarıysa bu durum karşısında yıkılırlar. Bu, kişilerin sorun çözme becerisiyle ilgilidir. Oysa k işiler başına neler geleceğini kontrol edemezler ama başlarına gelen olumsuz duruma karşılık ne yapacaklarını kontrol edebilirler. Sorun, her zaman karşılaşılan bir durumdur. Bu sebeple sorun çözme bir süreçtir, yani bi r kere olup bit mez, sürekli yinelenir ve bu süreçte kişi sorundan kurtulmak için, içinde bulunduğu durumu bir başka duruma döndürmeye çalışır. Sorun yaşandığında, yaşanan sorunun oluml... »»»
SORUN ÜZERİNE Sorun, kelime anlamı olarak ne olduğunun anlaşılması için araştırılması gereken, araştırıldıktan sonra da çözülmesi ve sonuca bağlanması gereken bir durum, bir problem olarak tanımlanabilir. Yani sorunun üç aşaması vardır. Öncelikle sorunun ne olduğunun ortaya çıkarılması, çözüm için çaba sarf edilmesi, üçüncü aşama olarak da çözülmesi gerekmektedir. Birey, problemin ne olduğunu tanımladıktan sonra, çözüm yolları için düşünmeye başlar, çözüm yollarından en uygun olanını seçer ve sorunu çözer. Sorunun çözülmesi, bireyin sorunu çözebilecek beceriye sahip olması hem kişisel hem de mesleki hedefleri ve amaçlarını gerçekleştirmesine yardımcı olur. Birey, bazen bir sorunla karşı ... »»»
İnsan yaşamında elbette ki sorunsuzluk yoktur.Sorunlar olacaktır ve yaşanacaktır.Bu sorunlar çoğu zaman da insanları üzecek ve yoracaktır.Aslında sorunun yorucu ve üzücü tarafı varlığı değildir.Sorunlar karşısında insanları asıl üzen ve yoran o sorunun çözülemeyişi,devam etmesi ve insanı yıpratmasıdır.Ülkemizde sorunlar ağırlıklı olarak insan ilişkileri içinden kaynaklanıyor.Çözüm bulucu açıklık ve esneklik insanlarımızda yeterince yerleşmediği için de çözülemiyor ve devamlılık kazanıyor.İşte karşılaşılan sorunları üzücü ve yorucu hale getiren de çoğunlukla bu çözülemeyişi ve yarınlara da yansımalarıdır. Her toplumun ayrı bir kültürü ve sosyal yapısı vardır.İnsanların duruşlarını da bu kült... »»»
Okulların açılması, çocuklardan önce aileleri strese sokmakta, aynı zamanda da tatilden sonra, çocukların bir programa gireceklerinden dolayı bir rahatlama sağlamaktadır. Çocuklar, yaşları gereği, hareketli olmakta, ebeveynler, gün boyu bu hareketi yönetmekte sorun yaşayabilmektedirler. Özellikle, büyük şehirlerde, sokak ortamı yaşayamayan çocuklarda bu durum sıkıntı haline gelmektedir. Tatil döneminde çocuklar iyiden iyiye tatile ve rahatlığa son derece alışmış oluyorlar. Uzun yaz tatilinin nerede ve nasıl geçirildiği ,kimlerle birlikte olunduğu alışma sürecinin güç ya da kolay olması ile ilişkilidir. Yazlıkta uzun bir tatil yaşanmışsa ve oradaki yaşam benimsenip, sanki yaşam orada devam... »»»
Evlilik yaşamı uzun soluklu bir yaşam biçimidir.Kadın ve erkek gibi iki farklı cinsiyetten ve iki garklı ailede yetişmiş insanlar arasında kurulur.Bu nedenle evliliklerin mutlak uyum içinde ve her konuda dört dörtlük anlaşarak yaşanması beklenemez,beklenilmemelidir.Bu yaşam biçiminin içerisinde sorunların,uyuşmazlıkların ve çatışmaların zaman zaman yaşanılması kaçınılmazdır.Bu nedenle çiftlerin de evlilik yaşamından mutlak uyum ve her konuda aynı düşünmeyi beklemesi doğru değildir. Gerek mizaç farklılıkları,gerek yetişme tarzı farklılıkları ve gerekse cinsiyet farklılığı farklı özelliklerin,yaklaşımların,huy ve özelliklerin olmasını ortaya çıkaracaktır.Önemli olan evliliklerde bunların... »»»
“Dünyada ortalama olarak her 3 saniyede 1 kişi intihar girişiminde bulunmakta; her 40 saniyede 1 kişi intihar sonucu yaşamını yitirmekte… Peki.. Kimler?, Neden?, Nasıl?..” PSİKOLOJİK BİR SORUN OLARAK İNTİHAR OLGUSU İnsanlar değişik nedenlerle yaşamlarına son vermek isterler. İntihar önlenebilecek bir ölüm nedenidir. Bu kararın alınmasına neden olan etmenler çok değişiktir. Genelde birkaç neden bir arada bu eylemin ortaya çıkmasına yol açar. Kendisini öldüren insanların %90’ı depresyon hastasıdır. Depresyon ve diğer ruhsal hastalıklar yanında kötü yaşam olayları da intihar riskini artırmaktadır. İntiharın bireysel olduğu kadar toplumsal boyutu da vardır. İntihar trajik ancak... »»»
Canlıların bir çoğunun yavrusu kısa bir süre içinde kendi anne babalarıyla neredeyse aynı gelişmişliğe ve yeteneğe sahip olurlarken, insan yavrusu bu canlılar arasında hemen hemen en kısa sürede büyüyen canlı türüdür. Büyüme zamanının bu denli uzun olması ister istemez bakıma muhtaç olan ile bakımı veren kişi arasında bir bağa neden olur. Biz bu duruma bağlanma diyoruz yada bebeklikteki bağlanma diye de adlandırabiliriz. Bağlanma ihtiyaçların dışında zamanın çoğunu o kişiyle (anne veya bebeğin temel ihtiyaçlarını gideren her kimse) geçirme, korku ve benzeri durumlarda o kişiyi arama, çoğu zaman o kişinin yanında rahatlama hissi vb. durumlar gibi bir çok şeyin yaşandığı tüm duygu ve davranışl... »»»
Okul hayatı herkes için unutulmaz, tatlı, acı anılarla geçer. Okul yaşamı sadece derslerden ve öğretmenlerden ibaret değildir. Okul, çocukların ve gençlerin aynı zamanda sosyalleşerek derslerin yükünü hafiflettiği, bazı kurallara uyumun gerektiği, sosyal yaşamın tam kendisidir. Çocuk veya genç bireyselleşme çabası içindedir. Burada bazen aileye, arkadaşlara bağlılık sorun olarak önümüze çıkabilir. Mümkün olduğunca aileler, çocuklarını bireyselleştirebilecek çaba içinde olmalıdırlar. Hedef, önceleri büyük tutulmadan erişilebilir özellikte olmalıdır ki çocuğun, gencin kendine güven duyması desteklensin. Ayrıca da, çocuklar kendilerine ait problemleri kendileri çözebilir yeterlikte olma... »»»
Toplumsal, kültürel, sosyal etmenlerin ve dini inançların etkisi nedeniyle cinsellik, rahatça soru sorulamayan, konuşulamayan bir konu olmaya devam etmektedir. İnsanların cinsellikle ilgili yakınmaları için uzman desteği almakta çekinceli davranmaları, aile terapistlerinin,hekimlerin cinsellikle ile ilgili sorgulamayı ihmal etmeleri ya da yüzeysel şekilde yapmaları ve konu hakkında toplumsal bilinçlenmenin henüz tam olarak yerleşmemiş olması nedeniyle, zaman zaman cinsel sorunların çözümünde yeterli başarı sağlanamamaktadır. Cinsel sorunları tek bir nedenle açıklamak güçtür. Daha çok soruna katkısı olan etmenlerden söz edilmektedir. Batılı kaynaklar cinsel sorunların evrensel... »»»
İki farklı ailede yetişen iki insanın bir araya geldiğinde uyum problemi yaşaması çok normaldir. Evliliklerde esas olan şey çiftlerin birbirlerini bir kalıba sokmak yerine birbirlerine uyum sağlamalarıdır. İlk etapta bir aşk oyununa benzeyen evlilik, heyecan, tutku, şehvetle birlikte hayatımıza girer ve üzerinden altı ay ila bir sene geçtikten sonra monotonlaşmaya başlar ve birey geçmiş patolojilerini yavaş yavaş yeni ilişkisine aktarmaya başlar. Bu aktarım günden güne partnerler arasında sorunların büyümesine neden olur. Eğer eşler bu durumun farkına varmaz ve güç savaşına girerlerse ilişki içinden çıkılmaz bir hal alır ve akabinde huzursuz evlilik hayatı, aldatma ve aldatılma, uzun süreli ... »»»
Çocuklarımız en değerli varlıklarımızdır. Hazırlıklar, doğum öncesinden itibaren başlar. Anne ve baba adayları doğacak bebekleri için ne gerekiyorsa alma heyecan ve telaşını yaşarlar. Hazırlıklar, bölgeden bölgeye değişiklikler gösterir. Bazı bölgelerimizde, yünler yapılır, alınır, bebek için örülür. Buna benzer hazırlıkların dışında ebeveyn adayları bu konuda aynı zamanda bilgi edinme isteği ile birçok yayın izleyebilirler,alabilirler. Doğum süreci de yaşandıktan sonra bebeğin ilk ayları heyecanla, tedirginlikle, bebeğin aşıları, rahatsızlıkları ile geçer. Anne ve baba için yepyeni bir hayat başlamıştır. Bebek için uykusuz kalmak, ağlama sesleri, belki ertesi günü işe gitme gibi durumlar... »»»
EVLİLİKLERDE YANLIŞ DAVRANIP DOĞRU SONUÇLAR BEKLEMEK Evlenmek bir insanın hayatındaki en önemli olaylardan biridir. Çünkü bir kişinin bundan sonraki tüm hayatını önemli ölçüde etkileyebilecek potansiyeli içinde barındırır. Evleneceğiniz kişi evlilik sözleşmesiyle hayatınızın bir parçası ve ortağı olmuş olur. Bundan sonraki süreçte aldığınız her karar bir şekilde onu da etkilediğinden dolayı, bir karar alırken iki kişilik bakılması ve görülmesi gerekir. Eşlerden birinin evlendikten sonra sadece kendini düşünmesi ve alacağı kararları sadece kendine göre değerlendirmemesi gerekir. Evlendikten sonra da ben hayatıma bakarım, istediğim gibi yaşarım, eşim bana karışamaz düşüncesinde olan... »»»
Anne’den-Aşk’a İlk arzu nesnesi annedir. Bebek annesi tarafından doyurulmak sonra yine doyurulmak ardından yine doyurulmak ister. Yani hayatın ilk yıllarında anneyle kurulan ilk ilişki sadece doyum üzerinedir. Kabaca, bebek acıkır, anne emzirir. Hayatın ilk yıllarında bebeğin bu ilk dürtüsel deneyimi benlik gelişiminin önemli bir parçasıdır. Bu döneme, oral dönem adını veririz. Hayat bu dönemde meme ve ağız arasında geçen hazdan ibarettir. Bebeğin tek amacı almak annenin ise en önemli işlevi vermektir. Anne de bebekte bu dönemde bu ilişkiden haz alır. Annenin bebeğiyle kurduğu bu ilişki yetişkinlikte aşk ilişkisinin yönünü ve sürekliliğini belirleyecektir. Bu döneme daha detaylıca... »»»
Belki yaş kemale ermeye başladığı için (geçenlerde 43 oldum) ya da artık 20 yıllık bir mesleki olgunluktan dolayı pek çok durum ya da ofisime yapılan başvuru beni şaşırtmıyor. Birazdan anlatacaklarım sizi belki şaşırtabilir ya da ‘ne var buna bu kadar şaşıracak biz bunları zaten biliyoruz ve hatta bizzat yaşıyoruz’ da diyebilirsiniz. Son birkaç yıldır sayıları artan bir şekilde başvuran bir danışan grubu var ki cinsel yaşantılarını renklendirmek adına denedikleri bazı şeylerin hayatlarını ve ilişkilerini nasıl zor durumlara soktuğunu anlatıyorlar. Bazen de bu yaşadıklarının normal olup olmadığını sorguluyorlar. Yaşadıkları şeylere gelince; bu insanların pek çoğu kadın ya da erkek üçünc... »»»
Psikolojiyle ilgili duyduğumuz kavramlardan bazılarından bahsedeceğim: pedegoji, psikiyatri, psikolog, psikolojik danışman ve psikoterapiden. Psikiyatri bir tıp dalıdır. Başlıca ilgi alanı beyin hastalıklarıdır. Bu alanda günlük dilde akıl hastalığı, ruh hastalığı, sinirlilik halleri, ... denilen durumlar yer alır. Bu hastalıklar düşünce, davranış, duygu değişiklikleri ile kendini gösterir. Psikiyatri bu hastalıkların tanı ve tedavileriyle uğraşır. Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde, hastalıkların özelliklerine göre farklı yöntemler uygulanır. Doğrudan bedene uygulananlar (ilaç, elektrokonvulzif tedavi vb) olduğu gibi, insanın duygusal, düşünsel özelliklerini veya ilişkilerindeki değişken... »»»
EVLİLİĞİN ÖMRÜ Evliliğin ömrünün ne kadar olduğu tartışması, tüm evliliklere ortak bir ömür biçme çabasıdır aynı zamanda. Oysaki; her evlilik kendi dinamiklerine, kendi özelliklerine göre hayatta kalış süresini kendi belirler. Sistem yaklaşımına göre evlilik bir sistemdir ve farklı dönemlerden geçer. Evliliğin ilk 1,3,5,7,10… yılının kritik yıllar olduğundan öte, her evliliğin geçirdiği evrelerin evliliğin kaçıncı yıllarına denk geldiğidir asıl mesele. Bir evlilik sistemi içinde yer alan evreler en temelde; evliliğin yeni kurulduğu zaman, ilk çocuğun doğumu, ikinci ve diğer çocukların doğumu, çocukların ergenliğe girdiği dönem, çocukların evden ayrıldığı dönem, çocukların evlendiği dönem şek... »»»
ÖZGÜVEN SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE YENİ BİR YÖNTEM. “DÜŞÜNME YAP YÖNTEMİ” Özgüven eksikliği önemli bir problemdir. Kişinin sosyal, ekonomik ve psikolojik dünyasını önemli ölçüde etkilemektedir. Özgüvenli kişilerin daha mutlu olduklarını, sosyal ve ekonomik hayatta daha iyi konumlara geldiklerini görüyoruz. Tam tersi şekilde özgüven sorunu yaşayan kişilerin de kendilerini daha mutsuz hissettiklerini ve hak ettikleri yerlere gelemediklerini görüyoruz. Daha iyi hissedecekken veya daha iyi yerlerde olabilecekken bu sorundan dolayı mutsuz olmak veya geride kalmak kişinin kaderi olmamalıdır. Çünkü birey olarak kendimizi tanımamız, yeteneklerimizi, potansiyelimizi görmemiz ve hak ettiğimiz yer... »»»
İKTİDARSIZLIK (SERTLEŞEMEME) İktidarsızlık, erkeğin ereksiyon (penisin sertleşmesi) sağlama güçlüğüne verilen addır. Buna sertleşme güçlüğü denir. Erkeğin cinsel birleşmeyi gerçekleştirememesine iktidarsızlık diyoruz. Diğer bir deyimle penisin kadının vajinasına , döl yoluna rahatça girişini sağlayan sertleşmenin olamama haline iktidarsızlık diyebiliriz. Penisin sertleşmemesi erkek için çok önemli bir sorundur. Toplumumuzda %55 oranında görülmektedir. Sertleşme güçlüğünün kaynağı fiziksel olabileceği gibi ruhsal da olabilir. Sertleşme eksikliği sadece erkeklere özgü cinsel bir rahatsızlıktır ve bu rahatsızlık cinsel isteksizliğe, boşalma güçlüğüne ya da sertleşmeden boşalmaya sebebiyet ver... »»»
Özellikle çocukluk deneyimlerimiz bize; kendimizle ilgili, diğer insanlar ile ilgili ve dünya ile ilgili bir takım şeyler öğretir. Ve biz kişisel tarihçemize göre bir takım kalıplar geliştiririz. Dünya kendi başımıza kaldığımız bir yer, insanlar güvenilmez, gerçek beni tanısalar sevmezler gibi çeşitli saptamalarımız vardır. Bu saptamaların kökeni genellikle geçmiştedir ve bir şekilde gelecekte devam edebilme potansiyelleri vardır. Geçmişin bugüne etkisini somutlaştırmak için literatürde yer alan ‘şema’ kavramından yararlanabiliriz. Şemayı, çok genel olarak, çocuklukta başlayan ve hayat boyu tekrar eden kalıplar olarak tanımlayabiliriz. Şemalar hayatımızdaki bir takım yaygın duygu, düşünce ... »»»
Etrafı çitlerle kapalı bir evi ya da duvarlarla çevrilmiş bir siteyi düşünün. Çitler ve duvarlar diğer insanlarla aramıza bir sınır çizer. Her önüme gelenin bahçemizden içeriye girmesini istemeyiz. Kapımızı güvenilir insanlara açarız. Çitleri kırıp kapıyı zorlamaya başlamak bir sınır sorunudur. Çitlerin hiç olmaması ya da kapıların sonuna kadar açık olması veya evimizin etrafı bariyerlerle örülü ve insanların ulaşamayacağı kadar uzaksak da sınır problemi vardır. Sınır problemi yaşayan bir anne babanın çocuğu ile de sınır sorunları yaşamasının yanında çocuğuna sınırları çizmeyi öğretmesi de zor olur. Bu gitar çalmayı bilmeyen bir babanın çocuğuna gitar çalmayı öğretemeyeceği gibi bir durumd... »»»
Çocuklarda yeme problemi, meslek hayatımda en çok çalıştığım konulardan birisidir. Bu problem, son yılların popüler konusudur. Geçmiş yıllarda “yeme problemi” çok nadir görülürken şu an “yiyen çocuk” çok nadir görülmektedir. Yiyen çocuk derken; sade köfte, makarna, pilavdan bahsetmiyorum. Nasıl oldu da bu problemi yaşayan çocuklar artmaya başladı. Yeme problemi, gerçekten çocukların problemi mi? Yoksa anne-babalardan kaynaklı bir problem mi? Bu bölümde çocuğunuzun yeme problemine nasıl yaklaşabileceğini okuyacaksınız… Yemek yemeyen çocuk sendromu Şimdiki çocukların birçoğunda yeme problemi görülüyor. Yeme problemi derken çocuktan kaynaklı değil aileden kaynaklı olan sorunlar. Fizyolo... »»»
Konuşma ve dil, başkalarıyla iletişim kurmak için kullandığımız becerilerdir.Bu becerileri yaşamamızın ilk yıllarında şekillendiririz. Çoğu çocuk, 6 yaşına kadar konuşma ve dille ilgili temel becerileri öğrenirler. Bebekler, rahimde öğrenmeye başlarlar. Tanıdık seslere karşılık verirler. Onun için anne karnındayken, konuşun, masallar anlatın, şarkılar söyleyin ve dinletin diye sıklıkla vurgulanıyor. Çocukların ilk kelimeleri anne-babaların kulağına en güzel müzik gibi gelir. Dil gelişimi anne-babaların en çok ilgilendiği alanlardan biridir. Her çocuk kendi hızıyla konuşmayı öğrenirken, genel kilometre taşları normal konuşma ve dil gelişimine rehberlik edebilir. Aileler, normal konuşma g... »»»
ÖZGÜVEN SORUNUM VAR NASIL KURTULURUM. Özgüven son yıllarda adını sıkça duymuş olduğumuz bir kavram haline geldi. Toplumda bir işi başarabilme inancı olarak görülen özgüven kavramı aslında kişinin kendini olduğu gibi kabul etmesi ,güçlü ve zayıf yönlerini görebilmesi, kendisi ve çevresi ile ilgili önyargılarını yıkması ve adım atma becerisi gibi yönleri olan bir kavramdır. Bugün özgüvenli biri olmak, çok popüler ve aranılan bir özellik haline geldi. Hatta birilerini tarif ederken “O özgüvenli biri” , “Onun özgüveni çok yüksek” şeklindeki sözlerle de sık sık karşılaşıyoruz. Bu tarz tarifler toplumun özgüvene çok önem verdiğini, özgüvenli olmanın bir tercih nedeni olduğ... »»»
Dil ve konuşma gelişimi sürecinde kekemelik görülme oranı yaklaşık % 4 olarak teppit edilmiştir. Her yüz çocuktan 4’ünü etkileyen, yaygın bir sorundur. Çocuğun bir iki yaşları arasında normal konuştuğu gözlenebilir. Konuşmasındaki kısa uzatmalar, bloklar, ses, hece ve sözcük tekrarları ilk işaretlerdir. Kekemelik genellikle yavaş ilerler. Çocuklarda konuşmadaki akıcılığın normal olan yani gelişim içerisinde görüleni ile kekemelik başlangıcının ayırt edilmesi önemlidir. Bunu konuşmada ki bozulmanın tipi, sıklığı ve doğası açısından değerlendirerek yapılır. Kekemeliğin en fazla geliştiği dönem olan 3-4 yaşlarında, çocuklar nörolojik, motor, bilişsel ve duygusal olarak atak içersine girerler. ... »»»
Eşim üzerimde baskı kurmaya beni kontrol etmeye çalışıyor Evliliklerde sık sık karşılaştığımız bir histir kontrol edilme hissi. Özellikle evliliğin ilk yıllarında eşlerin yeni düzene uyum sağlama sürecinde birbirlerini değiştirme geliştirme çabaları çoğunlukla diğer tarafta kontrol etmeye çalışıyor ,üzerimde hakimiyet kurmaya çalışıyor diye yorumlanabilmektedir. Aslında her iki tarafta olumlu bir şeyler yapmak istemektedir. Erkek kurallar koyarak evliliğinin bir sisteme , düzene oturmasını istemektedir. Bu düzenin oluşması için kurallar koyması gerektiğini düşünür böylece dışarıdan gelebilecek olumsuz etkileri önlemiş olacaktır. Nihayetinde eşi onun için zayıf narin k... »»»
Ses kısıklığının tanı ve tedavisi* özenle yapılması gerektiği*gibi önemli bir belirtidir ve özellikle birkaç haftadır devam etmekteyse mutlaka araştırılması gereklidir. Basit bir üst solunum yolları infeksiyonundan başka ses teli felçlerine, sesin aşırı ve kötü kullanıldığı durumlardan gırtlak kanserlerine kadar çok değişik sebeplerle oluşabilir. Sesteki çatallaşmalar, titreşimler, boğuk ses ve diğer tüm ses değişikliğine ses kısıklığı denir. Gırtlaktan daha aşağı seviyelerdeki rahatsızlıklar sesin cılız ve zayıf çıkmasına neden olurken, gırtlağın kendisi ile ilgili hastalıklarda sert, tırmalayıcı ve kısık ses oluşumuna neden olur. Sesimizi doğru kullanamadığımız zamanlarda(bağırma, yükse... »»»
Konuşma öğrenilmiş bir davranıştır, anne ve babalar, çocuğun yakın çevresindeki kişiler farkında olmaksızın konuşma modeli olurlar. Diğer koşulların varlığı halinde, konuşmanın öğrenilmesinde en önemli unsur işitmedir. İşitme kaybı, derecesi ne olursa olsun çocuğun konuşmayı ve dili öğrenmesini etkiler, sosyal ve duygusal sorunlara yol açar. Konuşmanın normal gelişmesi, normal işitmenin varlığına bağlıdır. İşitme kaybı olan çocuğun işitmesinin anlaşılabilirliği ise işitme kaybının derecesi ile orantılıdır. Dolayısı ile işitme kaybı ne kadar az ise konuşma o kadar iyi olacaktır. 30 – 40 dB’lik işitme kaybı bile çocuğun konuşmayı öğrenmesini olumsuz yönde etkiler. Bu kadar az bir işitme kaybın... »»»
İnsan ilişkilerini güven üzerinden kuran ve yürüten bir varlıktır.Bu nedenle tüm insanlar için güvenebilmek son derece gerekli ve önemli bir ihtiyaçtır.Evlilik,aile,iş ilişkileri ve sosyal ilişkiler tamamıyla güven üzerinden kurulur ve güven üzerinden yürütülür.Aslında insanların kendine bile güvenmesi önemlidir.Zira özgüven olarak adlandırılan kendine güven olmadığında insanlar birçok atması gereken adımı atamaz,kolay kolay kabuğundan dışarı çıkamaz.Bu nedenle yaşamımızda güven hayati öneme sahip bir duygudur.Güvensizlik ise bir çok sorunun başlangıcı veya tetikleyicisidir. Güven konusuna aslında bir insanın kendi kendisine güveniyle ilişkili olan özgüven yeterliliğinden girmek gerekir.Çün... »»»
GEBELİK DEPRESYONU TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR? Gebelik; yaşam olayları içinde bir kadın ve bir çiftin hayatının en önemli, kırılgan ama aynı zamanda da en heyecanlı dönemidir. Gebeliğin başladığının öğrenildiği an; kadınlar ve erkekler için çok farklı anlamlara gelmektedir. Kadınlar gebelik haberini almadan önce de bedenlerinde bazı değişimlerin olduğunu fark ederler. Fark etme ile birlikte beklentiler oluşmaya başlar. Kadının içinde karışık duygular ortaya çıkar. Bir yanda korku, kaygı, bazen öfke, endişe, diğer yanda heyecan vardır. İdeal koşullarda bebeğin geleceği kadın ve erkek için sevinç kaynağıdır. Ailelerin de en çok beklediği haberlerden biridir bebek. Gebeliğin başlaması kadının ... »»»
Mutlu ve uyumlu bir evlilik her şeyden önce sağlıklı bir iletişimle gerçekleşir. Evlilik sorunlarının olumlu ya da olumsuz biçimde çözülmesi için sağlıklı iletişim ön koşuldur. Evlilikte sağlıklı iletişim, eşlerin birbirlerine verdikleri mesajları aynı anlamda algılamaları ve yanıtı ona göre vermeleri demektir. Karı koca birbirlerine verdikleri mesajları aynı anlamda anlayıp değerlendiremiyorlarsa, ilişkilerinde iletişim yetersizliği var demektir. Örneğin, eşlerden birinin ‘’bu işin yapılması gerekmez mi?’’ biçiminde verdiği mesajı, öteki ‘’yapılmasa da olur.’’ anlamında yanıtlıyorsa, burada bir algılama ve iletişim kopukluğu var demektir. Ya da eşlerden biri, diyelim ki, “evde ekmek yok’’ d... »»»
CİNSEL İSTEKSİZLİK Cinsel isteksizlik; bireyin cinsel ilişkide bulunma yetisinde her hangi bir sorun olmamasına rağmen cinselliğe dair belirli bir ilgi ve isteğin azalması yada hiç olmamasına denir. Genel olarak en yaygın görülen cinsel işlev bozukluklarından biridir. Cinsel arzu içgüdüsel olarak oluşan bir dürtüdür. Erkek ve kadını cinsel ilişkiye karşı hazırlar. Cinsel istek duyum, duygu, zihinsel imgeleri ve düşünceleri içeren bir komple bir olaydır. Beyinde belirli nörofizyolojik temelleri olan bir motivasyon kaynağı ve içgüdüsel de oluşan bilen bir durumdur . Sürekli olarak ya da tekrarlayıcı bir biçimde, cinsel fantezilerin ve cinsel birliktelikte bulunma isteğinin az o... »»»
Cinsel işlev bozukluklarının psikolojik nedenlerine ilişkin günümüze kadar çeşitli görüşlerde bulunulmuştur. Bu yaklaşımlar geleneksel ve modern yaklaşımlar olmak üzere iki grupta toplanmıştır. Geleneksel yaklaşımlar, psikanalitik ve davranışçı yaklaşım olarak iki grupta değerlendirilmektedir. Psikanalitik yaklaşıma göre, cinsel işlev bozuklukları bilinçaltı çatışmalara bağlı olarak gelişmekte olup bu çatışmaların temelinde ise erken çocukluk yaşantıları, psikoseksüel gelişim dönemlerinde bir aksaklık oluşması, oedipus kompleksi, kastrasyon anksiyetesi ya da penis kıskançlığı gibi nedenlerin yer aldığı düşünülmektedir. Davranışçı yaklaşıma göre ise tüm davranışlar gibi cinselliğin ve cin... »»»
Kendi başınıza üstesinden gelemeyeceğiniz bir cinsel sorununuz olduğunda mantıklı olan profesyonel yardım almaktır yani bir cinsel terapistten randevu almanız gerekir. Yanınıza ilk görüşme için partnerinizi de almanız gerekmez, yine de bir partneriniz varsa, ikinizin de görüşme esnasında hazır bulunması sonuçların daha iyi olmasını sağlayacaktır. Bir cinsel terapiste gitmek için neler gerektiğini merak ediyor olabilirsiniz. Bu bilinmezliğin doğurduğu korkunun, çoğu insanın cinsel terapistlerden, randevu almasına engel olduğunu biliyoruz. Umarım bu yazının sonuna vardığınızda, yardım gerektiren cinsel sorunları olanlarınız telefona uzanıp en kısa zamanda bir randevu alacak kadar cinse... »»»
İnsan sesinin oluşması için gerekli fizyolojik koşulların yerine gelmesi gerekmektedir. Akciğerler, solunum fonksiyonu ve konuşmanın gerçekleşmesi için gerekli hava akımını ve basıncını sağlarlar. Akciğerlerden gelen hava akımı larinkste bulunan ses tellerini titreştirmesi sonucu konuşma için gerekli fonasyon sağlanır. Ses telleri karmaşık pozisyonlarda, değişik gerginliklerde, titreşim halkalarına ve diğer yapılarla birlikte integratif bir şekilde, vokal özellikler geliştirir ve gerekli ses için ilgili titreşimleri gerçekleştirirler. Ses tellerinde oluşan ses dalgaları kişiye özgü karakterize olmuş ses özellikleri rezonans ile belirlenir. Farinks, kafatası, burun ve ağız boşluklarında o... »»»
CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI VE CİNSEL TERAPİ Cinsel terapistler tarafından uzun süren araştırmalar sonucu, insanın normal cinsel tepki döngüsü dört aşamada tanımlanmıştır. Bu aşamalarda sorun olması cinsel işlev bozukluğu olarak tanımlanır. Aşamalar şu şekildedir: 1) İSTEK: Bu ilk aşamada, sıklıkla cinselliği uyaran fantazilerle bağlantılı olarak ortaya çıkan cinsel istek ve ilginin açığa çıkması kastedilmektedir. 2) HEYECAN (Uyarılma): Bu aşamada, cinsel organlarda ve kadınlarda göğüslerdeki kan akışının artmasına bağlı olarak ortaya çıkan cinsel zevk tanımlanmaktadır. 3) ORGAZM: Cinsel zevkin tepe noktaya ulaştığı evredir. Erkeklerde boşalma arzusu ortaya çıkar, ve nadir durumlar h... »»»
Düşenin Dostu Olun; Sertleşme Problemi !! Günlük yaşamın stresinden uzaklaşmaya, aşkı ve sevgiyi buluşturmanın hazzını yaşamaya, birbirinde eriyerek bütünleşmeye, zamandan ve mekandan kopmaya, arzu ve şehveti özgürleştirip doyurucu bir cinselliğe ulaşmaya ve tüm bu güzellikleri partneriyle paylaşmanın heyecanı içerisinde olmaya her sağlıklı erkeğin ihtiyacı vardır. Akşam evine gelirken ya da sevgilisine yakınlaşırken cinselliği düşleyen erkeklerin çoğu arzu ve istekle dolu olurken, bir kısmı ise sertliği kaybetme sonucunda istenilen ilişkiyi yaşayamamanın ve partnerine mahcup olmanın korkusunu yaşamaktadır. Yani, koltuk altında iki karpuz birden taşımaktadır. Bir taraftan ihtiyaç duyduğu c... »»»
- Öncelikle Özgül Öğrenme Güçlüğü’nün zeka düzeyi ile ilgisi olmadığını, zeka düzeyi normal sınırlarda ve üzerinde olmadıkça Özgül Öğrenme Güçlüğünden bahsedilemeyeceğini aklınızdan çıkarmayın. - Özgül Öğrenme Güçlüğünün tedavisi eğitimdir. Eşlik eden Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu veya bir başka durum olmadıkça Özgül Öğrenme Güçlüğü için kullanılabilecek bir ilaç tedavisi yoktur. - Özgül Öğrenme Güçlüğünde eğitsel tedaviyi sağlayan kişinin bu alandan bir uzman olmasının çok daha iyi sonuç vereceğini lütfen unutmayınız. - Çocuğunuzun yaşadığı zorluğu anlamaya çalışın, gerekirse bunun için okumalar yapın. "İstese yapar, istemediğinden yapmıyor" gibi düşünceler hem sizi hem onu yıpr... »»»
Kekemelik dil ve konuşma gelişimi evresindeki her yüz çocuktan 4’ünü etkileyen, yaygın bir sorundur. Kekemelikte çocuk bir ve iki yaşları arasında normal konuştuğu gözlenebilir. Konuşmasındaki kısa uzatmalar, bloklar, ses, hece ve sözcük tekrarları ilk işaretlerdir. Kekemelik genellikle yavaş ilerler. Çocuklarda konuşmadaki akıcılığın normal olan yani gelişim içerisinde görüleni ile kekemelik başlangıcının ayırt edilmesi önemlidir. Bunu konuşmada ki bozulmanın tipi, sıklığı ve doğası açısından değerlendirerek yapılır. Kekemeliğin en fazla geliştiği dönem olan 3-4 yaşlarında, çocuklar nörolojik, motor, bilişsel ve duygusal olarak atak içersine girerler. Pek çok çocuğun bu dönemde konuşmaları ... »»»
Erkekte erektil bozukluk aynı zamanda erektil disfonksiyon, empotans, iktidarsızlık, sertleşme zorluğu olarak da adlandırılmaktadır ve “sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, yeterli bir ereksiyon sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene dek bunu sürdürememe” olarak tanımlanmaktadır. Sertleşme bozukluğu, cinsel isteksizlik değildir. İktidarsız bir erkek orgazm ve baba olabilir. Sertleşme bozukluğu tanısının konulabilmesi için, cinsel aktivitenin tamamlanması için sertleşmenin sürekli olarak sağlanamaması veya sürdürülememesi gerekmektedir. Erektil bozukluğunun yaşam boyu tipinde erkekte vajinaya girişi için yeterli ereksiyon hiçbir zaman oluşmamıştır. Edinsel tipte ise bir dönem vaji... »»»
Özgüven sorunu, bugün milyonlarca insanın muzdarip olduğu bir durumdur ve kişilerin hayatlarını fiziksel, duygusal, mesleki, ailevi, akademik, sosyal ve ekonomik alanlarda oldukça olumsuz etkileyebilmektedir. Ben de bu makalede özgüven sorununa farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak istiyorum. Her ne kadar bir “sorun” olarak tabir edilse de aslında başvurulmak zorunda kalan bir savunma mekanizması olan bu olguyu, mümkün olduğunca herkesin anlayabileceği bir dille analiz etmeye çalışacağım ve bu sorunun çözümüne yönelik bazı yöntemlerden bahsedeceğim. Kelimelerin kökeni -etimolojisi- bazı kavramların içerik anlamını kavrayabilmek için bizlere çok değerli ipuçları verir. Bu manada, özgüvenin ne ... »»»
Evlilik yaşamı öncelikle bilinmeli ki bir bireysel yaşam türü değildir.Bir başka insanla kurulan bir yaşam ortaklığıdır ve bu ortaklık yaşamı yönetirken de dikkate alınmalıdır.İnsanlar aslında evlenmeden önce evlilik konusunda bilinçlenmeli ve evliliklerini de hem bilinçli kurmalı hem de bilinçli yürütmelidir.Zaten ülkemizde yaşanan evlilik sorunlarının önemli bir kısmı büyük ölçüde evlilik tipi yaşam tarzını bilmemek ve evliliğe doğru hazırlanmamak odaklıdır. Her evlilik için geçerli bir kural olan eşlerin farklı cinsiyetlerden ve farklı ailelerden olmaları ve tüm bu farklılıkların karşılıklı esnekliklerle bir uyuma dönüştürülmesidir.Unutmayalım ki insanların bireysel kimliği vardır.Evli... »»»
Yaşanılan olaylarda, beklentilerin karşılanmadığı anlarda, çevreyle yaşanılan sorunlarda çiftlerden kimi zaman biri kimi zamansa her iki taraf da sıkıntıları dile getirmemeyi tercih ettiğinde çözüm bulunduğu düşünülmektedir. Oysa dile getirilmeyen her sorun zamanla hayal kırıklıklarını, anlaşılmamayı, objektifliği vb. durumların yitirilmesine, bireylerin rol yapmalarına ve sadece anlık çözümler bulmalarına neden olmaktadır. Birikimler sonucunda; çatışmalar artmakta, sözel, duygusal ve fiziksel şiddet baş göstermekte, tolere edilebilirlik azalmakta, empati güçleşmektedir. Tüm bu nedenler sorunların çözümünü uzatmaktadır. Bundan ötürü; - İlişkide sıkıntıya neden olan faktörler nelerse, o ... »»»
Evlilik ilişkisinin ve evlilik yaşamının insanlarda alışkanlık hatta bağımlılık yarattığı bir gerçektir.Boşanma bu yönüyle ele alındığında sadece insanın eşinden ayrılması değil aynı zamanda evlilik tipi yaşam tarzının yarattığı alışkanlıkları da noktalaması ve yeni bir yaşam tarzına alışmak zorunda kalmasıdır.Bir de bu zorlu sürece ülkemizde yakın çevrenin hatta ailelerin anlayışsızlıkları gibi bir başka zorlayıcı faktör eklendiğinde boşanma arifesi ve boşanma sonrası dönemin bir insan açısından psikolojik yönden çok da dingin geçmesi beklenemez.Ağırlıklı olarak duygusal düşünen ve duygusal yaşayan bir toplum olduğumuz, bu sebeple evliliğe başlar iken de çok yüksek beklentiler yükleyerek ba... »»»
Ülkemizde evliliklerde en sık rastlanan sorunlardan birisi de köken aile ilişkileriyle ilgilidir.İnsanlar evlenene kadar içinde doğup büyüdükleri bir çekirdek alileye mensupturlar.Ve o aile bir çok insanda birinci önceliktir.Ancak evlilikle birlikte içinde yetişilen aile üyeliği bırakılır ve yerini bireylerin erkeğiyle kadınıyla kendi kurdukları çekirdek aile alır.Bu aynı zamanda bireylerin üyesi oldukları ailelerinin de ailevi önceliklerinin de değişmesi anlamına gelmektedir.Ama ülkemizde evliliğin eğitimi olmadığı için ve insanlarımız geçiş döenmlerini genellikle hazırlıksızlıkları nedeniyle sancılı yaşadıkları için evlilikle birlikte gerçekleşen öncelik değişimini kadınlar da ,erkekler de... »»»
Davranım bozukluğu, başta bireyin kendisini daha sonra çevresini olumsuz yönde etkilemektedir. DSM5 tanı ölçütlerine göre; son 1 yıl içinde, insanlara ve hayvanlara yönelik saldırgan tavırlar, eşyalara zarar verme, dolandırıcılık ya da hırsızlık davranışları gösterme, kuralların büyük ölçüde çiğnendiği kategorilerinden herhangi birinde, tanı ölçütlerinden en az üçünün olduğu ve en az bir tanı kriterinin son 6 ayda görüldüğü yineleyici ve sürekli davranış örüntüsü olarak tanımlanmaktadır. Başkalarının temel haklarının önemsenmediği, toplum kurallarını bozmaya yönelik anti-sosyal davranışlarla kendini gösteren davranım bozukluğu; çocuklarda, en az bir belirti özelliğiyle 10 yaşından... »»»
Biz hep yaşamı "dengeler kurma ve dengeleri yönetme sanatı" olarak tanımlamışızdır.Çünkü hiç bir şey gereksiz değildir ama hiç bir şey de ölçüsüz değildir.Zaten bir şeyin doğruluğuna veya yanlışlığına sebep olan da ölçüsüdür.Denge kurmanın formülü eksik ve fazladan kaçınma ve normalini tutturabilmedir.Çünkü eksik yarattığı yoksunlukla,fazla yarattığı bezginlikle mutlaka dengeleri bozacak ve yaşamı normalin dışına itecektir. Halkın anlayacağı şekilde anlatacak olur isek stres "rahatsızlık verici yaşanmışlıkların yarattığı gerginliktir".Öfke ise "rahatsız edici yaşanmışlıklardan ziyade insanlarda taşmak için adeta küçük bir kıvılcımın yeterli olduğu patlama halidir".Sres çoğu zaman dışa vurul... »»»
İnsanlar arasındaki ilişkilerde bir insanın diğer bir insandan her yönüyle emin olmasına "güven duygusu",bu güven duygusunun karşılıklı olmasına da "güven ilişkisi" diyoruz.Güven ilişkisi insanlar arası ilişkilerde dürüstlük,tutarlılık ve sadakat üzerinden kurulur ve bunların sağlıklı devamı üzerindan de yaşamın tamamına yansır.Hiç şüphe yok ki insanların güvenmeye ve güven ortamına ihtiyacı vardır.Bir insanla ama eş olarak,ama dost olarak,ama arkadaş olarak,ama komşu olarak,ama akraba olarak bir şeyleri sağlıklı ve uzun soluklu olarak paylaşmanın yolu güven ilişkisinden geçmektedir.İlişkilerde güven kendiliğinden oluşmaz;dürüstlüğün, tutarlılığın ve vefanın bir sonucu olarak zamanla oluşur.... »»»
Duygusal ihtiyacı karşılayacak ve duygusal dengelenmeyi sağlayacak duygusal doyumla buluşma haline "duygusal dengelenme" diyoruz.Bunun fazlasını ise "duygusal yoğunluk",eksiğini de "duygusal yoksunluk" olarak tanımlıyoruz.Duygusal yoğunluk da duygusal yoksunluk da aslında duygusal dengelenmenin bozulmuş halidir ve ülkemiz gibi denge bilincinin oturmadığı bir toplumda sıkça görülür.İnsan aslında duygusal değil ama çok renkli duyguları olan bir varlıktır.Duyguların görevi ise yaşamın insanın yaşamı hissetmesini sağlamak ve yaşamı anlamlandırmaya katkıda bulunmaktır.Bu anlamda olumlu duyguların insanlarda motive edici olduğu,olumsuz duyguların ise motivasyonlarını bozduğu bir gerçektir.Ancak şu... »»»
İnsanların kendileri dışındaki insalarla ve ortamlarla sağlıklı ilişki kurabilmelerine "uyum" diyoruz.Uyumun sağlanması bir insanın kendi esneklik paylarını doğru kullanması ve buna doğru karşılık alması şeklinde gerçekleşen bir süreçtir.Bu nedenle uyum süreçleri iki uçlu süreçler olarak değerlendirilir.Çünkü bu süreç bir uyum sağlamak isteyen bir de onu bu isteğiyle beraber kabul eden iki taraf gerektirir.Uyum süreçleri daha çok yeni bir çevreye,yeni bir ortama ve yeni bir insanla ilişkiye yönelik süreçlerdir.Bu süreçlerde tarafların birbirinin aynısı haline gelmesi değil de ortak paydalarda buluşabilmesi önemlidir.Bu anlamda uyum sağlama süreçlerinde tarafların birbirlerine esnek olmaları,... »»»
Sağlıklı Yutma Nasıl Gerçekleşir? Oral faz: Yiyeceği ya da içeceği emme, çiğneme ya da ağızdan boğaza doğru gönderme aşamasına oral (hazırlık) aşaması denir. Faringeal faz: Yiyeceği ya da içeceği yemek borusuna göndermekte yani yiyecek ve içeceklerin yanlış yönde giderek nefes borusuna kaçmasını önlemek için nefes borusunun kapanması aşamasıdır. Özofageal faz: Yiyecek ve içeceğin yemek borusundan mideye gönderilmesi aşamasıdır. Normal bireylerde yutma olgusu gerçekleşirken bu evrelerin tümü sağlıklı gerçekleşir. Yutma Bozukluğu Yutma bozukluğu tıp dilinde “disfaji” olarak bilinir. Bu durum, yiyeceğin ağız boşluğundan mideye geçişinde gecikme, engellenme ve yanlış bir yol izleyerek nefes... »»»
Evlilikte çiftlerin ilişkilerini bir spor müsabakasına çevirmeleri, yani skor tutmaları samimiyete zarar veren bir etkendir. - Kocam bana şunu yaptı. O zaman ben de şunu yapmayacağım. - Karım şunu yapmama izin vermedi. Ben de onun şunu yapmasına izin vermeyeceğim. - Geçen bayram beni ailemin yanına götürmedi. Ben de bu bayram kocamın ailesinin yanına gitmeyeceğim. Ne zaman skor levhasına baksanız, evliliğinizin bir parçasını söküp atarsınız. Doğrusu farklı takımlarda değil, aynı takımda olmanızdır. Unutmayın ki biriniz galip çıkar, diğeriniz kaybederse kaybeden hep ilişki olacaktır! Aynı takımın oyuncuları bile didişirler. Mükemmel evlilik yoktur. İşler kötüye gidebilir, ... »»»
İlişki çatışmaları esasında oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir.Çünkü insanlar yaşamlarında çok yönlü ilişki çatışmaları yaşarlar.Bunların başlıcaları kadın-erkek çatışmaları,ebeveyn-evlat çatışmaları,kardeş çatışmaları ve diğer insanlar arası yaşanan ilişkilerdeki çatışmalardır.bilinmelidir ki ülkemizde tüm ilişki alanları yoğun çatışmalara sahne olmaktadır.Son yıllarda bu çatışma oranında da ciddi bir artış gözlenmektedir. İlişki çatışmalarının elbette çok geniş bir nedenler yelpazesi bulunmaktadır.Ama bunlar arasında en öne çıkanı insanların baskın egoları ve bunun yarattığı ilişkiler alanına egemen olma tutkusudur.Günümüzde en yaygın ilişki çatışmaları kadın-erkek ilişkileri ve ebeveyn... »»»
İnsanların ne yapacağını bilemediği,kendisine yön veremediği,ret ve kabullerini ortaya kararlılıkla koyamadığı süreçlere "kararsızlık sendromu" diyoruz.Kararsızlık sendromu insanlarda süreç yönetimini önlediği,savrulma ve belirsizliklere sebep olduğu için psikolojik yönden oldukça yıpratıcıdır.Değişik sebeplerle ortaya çıkan bu sorunun duygusal yapıyla,bireyin kişilik gelişimiyle,sorununun türüyle ve insan yaşamındaki bağımlı ve bağımsız değişkenlerle yakından ilişkisi bulunmaktadır.Bu sorunun insanlara verdiği en büyük zarar ise psikolojik tükenmişliğe ve zaman kaybına uğramasına yol açmasıdır. Günümüzde yaşamın değişik parametrelerinde ortaya çıkan bu sorun ağırlıklı olarak ilişki sorunla... »»»
İktidarsızlık temelde bir saygı işaretidir. Kendi arzularımızı kabul ettirmeye çalışıp karşı tarafta hoşnutsuzluk yaratma korkusu ya da partnerimizi tatmin etmeyi becerememe endişesidir. Ereksiyon bozukluklarını tedavi eden ilaçların bu kadar popüler olması, modern erkeğin başkalarını hayal kırıklığına uğratacağını ya da üzeceğini düşündüğü için kapıldığı narin, ince ve uygar endişeyi giderecek güvenilir bir araca ne denli yoğun bir gereksinim duyduğunu gösterir. Genellikle bir erkek, iktidarsızlık sorunu olduğunu itiraf etmek yerine hayatının bir döneminde hapishaneye girdiğini açıklamayı tercih eder. Erkekler için en büyük utanç kaynaklarından olan iktidarsızlık, kadınların da redd... »»»
Evlilik Okulu Eğitim Programı'nı yazar iken evliliği "evlilik yetkinliğine erişmiş bir bayanla bir erkeğin karşılıklılık ve gönüllülük içerisinde kurdukları ve karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla yürüttükleri çok yönlü bir yaşam ortaklığı olarak tanımlamıştık.Evliliğin her kültürde işleyişi,yaşanışı ve amaçları farklıdır.Bizim kültürümüze göre evliliğin 3 temel amacı olduğunu belirtmiştik.Bunlar;meşru cinsel tatmin,meşru üreme ve kadın-erkek arasında tamamlayıcı işbirliğidir.İnancımız ve kültürümüz cinselliği evliliğin içerisine yerleştirdiğinden,evlilik dışı çocuğu kültürümüzde topluma kabul ettirmek mümkün olmadığından ve Allah'ın kadın ve erkeklere verdiği farklı mezsiyetlerin birleştiri... »»»
Sertleşme sorunu yaşayan erkekler genelde sorunlarının kaynağını organik bir sebebe dayandırma eğilimindedirler. Psikolojik bir sorunun kaynaklık etmesi fikri onlara anlamsız gelebilir. Buradan hareketle gitmedik ürolog, yapmadık testosteron, hormonsal testleri bırakmazlar hatta cerrahi müdahaleyi bile düşünürler. Lakin özellikle cerrahi müdahale (protez,mutluluk çubuğu,emplantasyon vs.) geçirmek için bir aceleniniz varsa bunun nedenini dikkatle düşünmenizi öneririz. Yalnız aşağıda bahsedeceğim durumlar, sertleşmeme sorunu yaşamanıza neden olacak organik sebeplerdir. Gelin bunları birlikte inceleyelim. 1. Vasküler kaynaklı risk faktörleri Penise gelen kan akımındaki değişikli... »»»
İnsan bilimsel olarak biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.Yani insanların bir biyolojik,bir psikolojik ve bir de sosyal dünyaları vardır.İnsanlar sosyal dünyalarını yani ilişkilerini kişiliğinin de özelliklerini nakşettiği psikolojik dünyasıyla yaşar.Dolayısıyla bir insanla ilişki yaşar iken onun daha çok şahsiyeti,yaşam algısı,duygusal özellikleriyle beraber olacağımızı hep aklımızda tutmalıyız.Bu ilişki arkadaşlık da olabilir,dostluk da olabilir,kadın-erkek ilişkisi de olabilir.Bu ilişkilerin tümü tercihe dayalı ilişkilerdir ve insanlar bu tarz ilişkileri kendi tercihleriyle kurarlar.Ancak bu ilişkiler kurulduktan sonra ve ilişkinin getirdiği paylaşım dünyası oluştuktan sonra ik... »»»
İki insan arasında bir amaca yönelik olarak kurulan ve yürütülen,devamlılığı olan her paylaşıma "ilişki" diyoruz.Aslında ilişki çok boyutlu bir kavramdır.Bir insanın kendisi dışındaki insanlarla kurduğu tüm bağlantılar aslında birer ilişkidir.Buna dostluklar,kardeşlikler,akrabalıklar,arkadaşlıklar,flört,komşuluk,karı-koca ilişkisi dahildir.Bu nedenle ilişkiyi sadece kadın-erkek ilişkilerine indirgememek daha doğru olacaktır.Ancak tüm ilişki alanları sorunlu olmak üzere ülkemizde son yıllarda kadın-erkek ilişkilerindeki sorunlar giderek yoğunlaşmakta,gerek flörtlerde gerekse evliliklerde devamlılık açısından ciddi sorunlar yaşanmaktadır.Süren ilişkilerin ise paylaşım kalitesi tartışmalıdır.Bu... »»»
Cinsel sorunların psikoterapisinin amacı hakkında birkaç nokta üzerinde duracağım. Cinsel terapi ‘nin temel amacı kadın ve erkeğin cinsel ilişkide kendi bedenine ve orgazma ulaşma yeteneğine güvenmeyi öğrenmesidir. Bunun gerçekleşmesi için aşağıdaki koşulların bilinmesi gerekir: - Kişi, kadın ya da erkek, varlığının bilincinde olmalıdır. Benlik bilinci içinde, cinsel ilişkinin kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu, bunu gidermenin yolunun da birlikte yaşadığı eşiyle kuracağı sağlam bir iletişimden geçtiğini farketmesidir. - Cinsel terapiye gidenler, olumlu ve hoşgörülü bir "benlik-değer duygusu''na sahip olması gerektiğini öğrenir. Ancak böyle bir benlik değer duygusu kazandıktan sonra, eş... »»»
Bir insanın yaşamın tüm alanlarında sağladığı birbiriyle bağlantılı sonuç kalitesine "yaşam başarısı" diyoruz.Yaşam başarısı bir insanın yaşama dair beklentileriyle yaşamındaki gerçekleşmelerin doğru orantılı olması sonucu elde edilen bir kazanımdır.Bunda bir insanın ilişki başarısından,akademik başarısına hatta sosyal ilişkiler başarısına varan bir dizi alanda beklentileriyle örtüşen sonuçları alması gerekir.Bir başka deyişle yaşam başarısı kendini gerçekleştirmek ve yaşama dair çok yönlü olarak isteklerine ana hatlarıyla ulaşabilmaktir. Ülkemiz yaşam kalitesi,yaşam başarısı ve son yıllarda ilkişkiler başarısı açısından maalesef iyi bir sınav verememektedir.Bunda çağın gereklerine uygun ... »»»
Şu bir gerçek ki sorunsuz ilişki yoktur,sorunlarını çözemeyen ilişkiler vardır.Zaten evliliklerde yaşanan sorunların da temelinde bu çözülemeyen sorunların birikiminin etkisi vardır.Çünkü yaşanan her sorun açık ve samimi bir iletişimle ve karşılıklı esneklikler gösterilerek çözülebilse evliliklerde bu sorun birikimi,bu birikimin yarattığı psikolojik yorgunluk ve bezginlik ve eşler arasındaki uzaklaşma ve soğuma yaşanmayacaktır.Gördüğümüz odur ki son yıllarda evlilik ilişkilerinde ortaya çıkan sorunları samimiyetle ve işbirliğiyle çözme yerine geçiştirme daha yayagın bir hal almıştır.Bu sebeple de hem evliliklerin kalitesi düşmüş hem de boşanma oranları ülkemizde yükselmiştir. Peki evlilik s... »»»
Dünya Sağlık Örgütü'nün Cinsel Sağlık tanımı; "Cinsellik, fiziksel, duygusal, entelektüel ve sosyal yönlerin kişiliği, iletişimi ve aşkı zenginleştirici etkilerinin bileşiminden oluşur. Herkesin cinsel bilgilere ulaşma ve cinsel ilişkiyi zevk için ya da üreme amacıyla yaşama hakkı vardır. Cinsel bir varlık olarak insanın sadece bedensel değil; duygusal, düşünsel ve toplumsal bütünlüğünü sağlayan, kişilik gelişimi, iletişim ve sevginin paylaşımını olumlu yönde zenginleştiren ve arttıran sağlıklılık halidir". Cinsiyet (Seks) Cinsiyet, bizi kadın ya da erkek yapan anatomik, fiziksel ve genetik biyolojik özelliklerle şekillenir. Anatomik ve hormonal değişimlere göre birey kadın ya da... »»»
Sevgili günlük; Zaman zaman kafam çok karışıyor, o kadar korkuyor ve endişeleniyorum ki anlatamam. Bu yaşadığımız dünya pek çok bilinmezle dolu, bazen kendimi çaresiz hissediyorum. Karşılaştığım durumlarda nasıl davranacağımı şaşırıyorum. Kendimi değersiz önemsiz hissettiğim zamanlar oluyor. Herkes başarıyor bir tek ben yapamıyormuşum ve bu benim suçummuş gibi düşünüyor, daha da kaygılanıyorum. Bu durumu çevreme (özellikle anne ve babama, arkadaşlarıma) hissettirmemek için aslında öyle değilmiş ve çok iyiymişim gibi davransam da... Kendimi berbat hissediyorum. İşte böyle zamanlarda annem ve babam bana söz hakkı verdiğinde, beni ve duygularımı anlamaya çalışıp, ciddiye aldıkla... »»»
İnsan bedeninin üremeye elverişli hale gelmesine ergenlik diyoruz.Ergenlik dönemi kız çocuklarında ülkemiz ortalamalarına göre 12-14 yaşları arasında,ekek çocuklarında ise 13-15 yaşları arasında gerçekleşmektedir.Henüz ergenliğin gerçekleşmediği ama vücudun ergenliğe hazırlandığı çocukluk ile ergenlik arasındaki ara döneme ise adolesan dönemi diyoruz.Aslında adolesan döneminden itibaren çocuklarımız normal çocukluk döneminden çıkmaya başlarlar ve adım adım ergenliğe doğru ilerler.Bu dönemde yavaş yavaş davranış değişiklikleri de ortaya çıkmaya başlar.daha gururlu ve alıngan bir yapı dışa vurulmaya başlanır.Adolesan dönemi vücudun hormonel olarak kendisini ergenliğe hazırlamaya çalıştığı sıkı... »»»
İnsanların bilişsel,sosyal,duygusal gelişimlerinin ahenkli olması sonucu ortaya çıkan bir kişilik bütünlüğü vardır.Bu bütünlüğün sağlandığı bireylere "dengelenmiş kişilikler" deriz.Bir insanın yaşam motivasyonunun sağlıklı olması,iş ve uğraşına konsantre olması ve arzu ettiği performansa yulaşması büyük ölçüde bu dengelenmişliğin gerçekleşmesine bağlıdır.Ama kimi insanlarda bazen yetişme tarzlarındaki yanlışlıklar,bazen yaşadıkları travmalar,bazen de anlık performans sorunlarını abartmalar yüzünden bu dengeler bozulabilmekte ve yaşam kalitesini düşürebilmektedir. İnsan yaşamında hızlı gelişme,gelişme sıçraması,akademik gelişim,duygusal gelişim,sosyal gelişim,cinsiyet gelişmi gibi önemli gel... »»»
Teknoloji gelişmelerinin kitle iletişim alanlarına yansımasıyla medya ve kitle iletişim araçları hayatımızın her alanında çok önemli güce sahip olmuştur. Modern çağın bir gerçeği olan medya, sanal âlem, internet ve bilgisayar dünyası, insanoğlunun hayatında önemli bir yer edinmiştir. Bilgiye ve arzularına anında ulaşma düşüncesi, insanı teknolojinin getirilerine bir nevi mahkûm etmektedir. İnsan hayatının büyük bir kısmına planlanandan daha uzun süre teknoloji araçlarıyla (tv, internet kullanılan akıllı telefon,bilgisayar,tablet vs. araçlar)geçirme durumu hakim oluyor. Teknolojik bağımlılığı; insan-makine etkileşimini içeren ve kimyasal olmayan (davranışsal) bağımlılıklar ola... »»»
Bir insanın başka bir insana onsuz olamam veya onsuz ne yaparım diye düşünecek ölçüde derinden hissettiği bağlılığa "ilişki bağımlılığı" diyoruz.İlişki bağımlılıkları çoğunlukla kadın-erkek,baba-evlat,anne-evlat,kardeşler arası ve arkadaş bağımlılığı şeklinde karşımıza çıkar.Bunlardan en sık rastladuıklarımız ise kadın-erkek ilişkilerindeki bağımlılıklar ile anne-evlat bağımlılıklarıdır.Bu ilişki bağımlılıkları kimi ilişkilerde karşılıklı bağımlılık olarak kimi ilişkilerde ise tek taraflı ve öbür tarafı rahatsız eden bir bağımlılık olarak yaşanmaktadır.biz yaşamı dengeler kurma ve dengeleri yönetme sanatı olarak tanımlarız.Bu anlamda eksikler yoksunluk yarattıkları için,fazlalar ise bezginli... »»»
Türk toplumu genel olarak maalesef egosu yüksek bir toplum.Bu ego yüksekliği başta evlilik,kadın-erkek ilişkileri olmak üzere tüm ilişkilerimizi olumsuz etkiliyor ve sorun ve çatışmalar yaşanmasına yol açıyor.Bu ego yüksekliğini yaratan yetişme tarzımız,yaşam algımız ve tepkilerimizi yönetemeyecek ölçüde duygularımızın çabuk öne çıkmasının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.Doğrusu yaşamımızı zorlaştırmaktan öte de bir işe yaramıyor. Türk toplumunda ne sadece kadınların ne de sadece erkeklerin ego yüksekliği sorunu var.Bu sorun her iki cinsiyette de var olan ve yaşamımızın akışına çok fazla etkisi olan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.Aslında insanlar arasında bir muhtaçlık ilişkisi vard... »»»
Evlilik özünde çok yönlü bir yaşam ortaklığıdır.Evliliklerde nasıl sorunlar ortak ise çözümler de ortak olmalıdır.Ancak çözümlerin ortak olabilmesinin yolu sorunlar karşısındaki çözümlerin eşler tarafından birlikte bulunması ve uygulanması ile sağlanmalıdır.Aslında çözüm ortaklığı bir evliliğin oturmuşluğunu,olgunlaşmışlığını da gösteren bir göstergedir.Bu nedenle her şeyde olduğu gibi çözüm ortaklığında da eşler arasında bir dayanışma ve ahengin olması evliliğin selameti açısından oldukça önemlidir. Ülkemizde kabul etmek ve görmek gerekir ki bir çok insani ilişke yaşanan sorunların temelinde ben merkezli bakış açısı yatmaktadır.Hatta bu toplumsal özellik kollektif işlerde ve ilişkilerde ba... »»»
Ülkemiz evlilik yaşamında geleneksel evlilik tarzından modern evlilik tarzına geçişin doğum sancılarının yaşandığı bir süreçten geçiyor.Bu sürecin öenmli bir zorluğu da geleneksel bir evlilik içinde dünyaya gelmiş ve yetişmiş insanların gerekli ön hazırlık yapılmadan bu günkü modern evlilik yaşamıyla baş başa kalmasıdır.Son otuz yıl Türkiye'de önemli nüfus haereketlerinin yaşandığı,köyden şehre göçün yoğunlaştığı ve kentsel yaşamın ağırlık kazanmaya başladığı bir süreç olarak yaşandı.Ülkemiz bu süreci planlamadan ve şehre göçen insanlara bir adaptasyon programı uygulamadan yaşadı.Bu nedenle köyde yetişip kente yaşayan bir köylü kentli dediğimiz ara kültür oluştu.Bu tüm ilişkilere olduğu gibi... »»»
İlişki kurmak insanların en temel duygusal ihtiyaçlarından biridir. İlişkiler içinde kendi kişiliğimizi oluştururuz ve ilişkiler içinde büyürüz. Çünkü ilişkilerin bize sağladığı bazı temel duygular vardır ve bu duygular psikolojik olarak sağlıklı olabilmenin temel faktörleri arasındadır. Örneğin bir bebek dünyaya geldiğinde kendisini annesi aracılığı ile tanır ve annesi ile kurduğu ilişki temelinde ruhsal olarak gelişir. Aslında bu durum yetişkinlikte de aynı şekilde devam eder. Yetişkinlikte bu kişi genellikle ya eşimiz ya da sevgilimiz olur. İlişkilerden sağladığımız duygusal tatminler yeme-içme ihtiyacı kadar önemlidir. İlişkilerimizden elde ettiğimiz en önemli duygular bağlanma ve güven ... »»»
Türkiye'de kadın-erkek ilişkileri maalesef netameli bir konudur.Toplumda en fazla maske kullanılan konuların başında gelmektedir.Çünkü yaşanmak istenenler ile toplumsal kabuller birbiriyle örtüşmemektedir.Bilmeliyiz ki insanlardaki kültür genleri en uzun ömürlü genlerdir.Bunedenle sosyal değişimler çok yavaş yol alırlar.Ülkemizde de yaşanmak istenen kadın-erkek ilişkileri ile bunların toplumsal kabulü için ciddi bir zamana ihtiyaç olduğu bir gerçektir.Bu gerçekleşene kadar söylenen ve yaşananın birbirlerine tutmadığı bir çelişki toplumunda yaşamaya maalesef devam edeceğiz. Bir şeyin altyapısı doğru kurulmazsa doğru yaşanmaması da doğal değil midir..?Nitekim bir toplumsal dönüşümün doğum san... »»»
İnsan bilimsel olarak biy-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.psikolojik tarafı olan bir varlığın duygularının da olması kadar doğal bir şey yoktur.Zaten insanı insan yapan ve diğer canlılardan ayıran özelliği de aklı ve duygularıdır.Duyguları hissetmek,aklı yaşamı yönetmek için vardır.Zaten bu ikisiyle bir birlikte insan doğası yaşamla bütünleşmektedir. Türk insanı çoğunlukla duygusal bir insan profili olarak öne çıkar.Türk toplumu da ağırlıklı olarak diğer dünya toplumlarına oranla duygularını daha yoğun kullanan bir özelliğe sahiptir.Önemli olan da duyguların varlığından ziyade nasıl kullanıldığıdır.Çünkü insada duygular normalde aklın kontrolünde bulunmalıdır.Çünkü duygular yaş... »»»
Evlilik;evlilik olgunluğuna ulaşmış bir kadın ve erkeğin karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla kurdukları ve yine karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla yürüttükleri çok yönlü bir yaşam ortaklığıdır.Kültürümüzde evlilik şu üç önemli amacı gerçekleştirmek için yapılır:Meşru cinsel tatmin,meşru üreme ve kadın-erkek arasında tamamlayıcı iş birliği.Evliliğimizin kültürümüze göre üç amacının ikisi cinselliğe dayanmaktadır.Meşru cinsel tatmin ve meşru üreme.Bu nedenle sağlıklı bir evliliğin lokomotifi kuşkusuz eşler arasındaki cinsel uyum ve karşılıklı cinsel tatmindir. Evlenen gençler unutmasınlar ki evlili paylaşım odaklı bir yaşamdır.Ben merkezli bakışın önemli ölçüde terk edilmesini gerektirir... »»»
Aldatma;eşi olan bir insanın eşi dışında bir insanla girdiği cinsel veya duygusal bir ilişkiye aldatma deriz.Bu sorun özellikle evliliklerde çok büyük bir güven kaybı ve yıkıma yol açma potansiyeline sahiptir.Hukuken de boşanma sebebidir. Aldatma fiziksel ve duygusal aldatma olmak üzere ikiye ayrılır.Fiziksel aldatma eş dışında bir insanla cinsel ilişkiye girmektir.duygusal aldatma ise eşi dışında bir insanla cinsel ilişkiye varmayan bir şekilde duygusal olarak yakınlaşmaktır.Doğrusu sağlıklı bir evlilik için her iki durum da sorundur ve eşler arasında başta güven kaybı olmak üzere çok yönlü sıkıntılar yaşanmasına yol açmaktadır. Elbette ki kadınıyla erkeğiyle hiç bir eş aldatılmak ... »»»
Evlilik yaşamının verimliliği çift arasında sağlanan uyumla gerçekleşmektedir.Yolun başında iki farklı insan olan kadın ve erkeğin birilikte bir dünya kurması ve bu kurduğu dünyayı birlikte ahenkle yönetmesi aile olabilmenin bir gereğidir.Evlilikle birlikte ilk gerçekleşmesi gereken öncelik kadın ve erkek olarak iki farklı dünyadan bir ortak dünya yaratabilmektir.Bunun için de eşler arasında ortak paydalar oluşturulması ve bu ortak paydaların giderek zenginleşmesi ve gelişmesi geremektedir.Evlilikle birlikte eşler arasındaki uyum hemen sağlanmaz.Aslında evliliklerin ilk dönemi iki farklı kimliğin bir arada yaşamaya alıştığı çatışma dönemi olarak yaşanır.Bu çatışmalı dönem aslında çiftin kend... »»»
Evlilikler öncelikle bir aile kurma girişimidir.Aile olmak önce eş,sonra da çocuk sahibi olarak gerçekleşir.Evlilik ilişkisi yaşamın içindeki en kapsamlı ortaklığı barındıran bir ilişkidir.Eşler hem birbirlerinin yaşam ortağıdır,hem üreme ve neslini sürdürme partneridir,hem de cinsel partneridir.Dolaysıyla insan yaşamındaki diğer ilişkilerin içinde barındırılmayan en özel ortaklıklar eşler arasında mevcuttur.Bu nedenle biz psikologlar evlilik yaşamını çok özel ve önemli bir yaşam tarzı olarak görür ve herkese de aynı önemi vermelerini tavsiye ederiz. Evlilik yaşamı insanların yaşamın diğer alanlarındaki başarı ve performansında da fevkalade belirleyici bir rol oynamaktadır.Mutlu bir ... »»»
Her kültürün kendine özgü bir evlilik yaşamı anlayışı vardır.Türk kültüründe evlilik ekonomik sorumluluğu erkeğin,ev içi işlerle ve çocuklarla ilgili sorumluluğu kadınların üstlendiği geleneksel bir evlilik tarzıydı.Son yıllarda kentsel yaşamın yaygınlaşması,kitle iletişim araçlarının gelişmesi,kadının ekonomik hayat girmesi gibi nedenlerle aslında evlilikten beklentiler ve evlilik yaşamının iş birliği satnadartları değişti.Evlilik yaşamıyla ilgili sorunlar ise ağırlıklı olarak ya bu değişime direnmekten,ya evlilik bilincinin eksikliğinden,ya da köken ailelerin evliliğe olumsuz yansımalarından kaynaklanmaktadır. Aslında Mevlana bir sözünde "dün dünde kaldı cancığazım,artık yeni bir şeyl... »»»
Bilinenin aksine okul başarısı her zaman yaşam başarısına dönüşmeyebiliyor.Bazen okulda başarılı olanlar yaşamda başarılı olamıyor,bazen de okulda başarısız olanlar yaşamda başarılı olabiliyorlar.Demek ki aslında okul başarısı ile yaşam başarısı aynı şey değil.Bunun en önemli sebebi ise okul başarısının bireysel motivasyona bağlı olması ama yaşam başarısının daha başka parametrelere de ihtiyaç duymasıdır.Ama idaeli kuşkusuz okul başarısı ile yaşam başarısının bir araya gelmesi,bütünleşmesidir. Son yıllarda ailelerimizde çocuklarının okul başarısına aşırı bir duyarlılık gözlüyoruz.Üstelik ülke genelinde eskisi gibi kız ,erkek ayrımı da yapılmıyor.Bunlar olumlu gelişmeler.Ancak ülkemizde... »»»
Depresyon, derin üzüntülü bir duygudurum içinde, düşünce, konuşma ve hareketlerde yavaşlama ve durgunluk, değersizlik, küçüklük hissi, güçsüzlük, isteksizlik, karamsarlık duygu ve düşünceleriyle fizyolojik işlevlerde yavaşlama gibi belirtileri içeren bir duygudurum bozukluğudur. Yetişkinlerde depresif bozukluklar, genellikle zihinsel problemler, madde bağımlılığı, kaygı bozuklukları ve psikotik bozukluklarla birlikte görülebilmekte ayrıca ergenlerde ve yetişkinlerde intihar olaylarıyla da ilişkili olabilmektedir. Depresyonla ilgili yapılan araştırmalar risk faktörleri olarak cinsiyet, ailede depresyon geçmişi, kaygı, stresli yaşam olayları, nörobiyolojik düzende bozukluklar, mizaç-kişilik ... »»»
Ergenlik;çocukluğun tamamlandığı,vücudun üremeye hazır hale gelmaya başladığı ve erişkinliğe hazırlandığı dönemin adıdır.Bu dönem ülkemiz ortalamalarına göre kızlarda 12-15 yaşlarında,erkeklerde ise 13-15 yaşlarında yaşanmaktadır.Gençlerin genelde ailelerini de kaygılandıran birtakım psikolojik dalgalanmalar yaşadığı,akademik başarının düştüğü ve karşı cinse ilginin yükseldiği bir dönemdir.Bu nedenle kimi ailelerde ergenlik dönemi ebeveynleri kaygılandıran bir süreç olarak yaşanır.Büyüklerin genelde kaygıları haklıdır ama yaklaşım yöntemleri yanlıştır. Ergenlik dönemi gençlerde stresli,itirazcı ve agresif dönem olarak yaşanır.Bunun bir sebebi de ergenin vücudundaki hormonların henüz den... »»»
► Sorun Çözme Becerileri Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN
► Nlp ile Sorun Çözme Teknikleri Psk.Dnş.Abdullah TOPAL
► Sorun Çözme Becerisi ve Terapisi Psk.İlknur BOZKURT
► Eyvah Bizim Çocuk Büyüdü İmer ÇARBOĞA
► Ergenliğe Dair Psk.Şeyda KAYMAK
► Savaş ve Göç Sorunsalı Psk.Dnş.Büşra BAYRAKTAR
► Erektil Bozukluk(Empotans) Psk.Dnş.Fatih FİDAN
► Bağlanma ve Beyin Uzm.Psk.Dila HOTLAR
► Evli ve Öfkeli Psk.Dnş.Mesut Güney YILMAZ
► Grileşelim Güzelleşelim Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► Evlilik Terapisi Dr.Yeşim GÜNDÜZ, Tıp Doktoru
► Çocukta Yemek Yeme Sorunları Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER
► Mutlu Bir Evlilik İçin Psk.Dnş.Sezen SALİHOĞLU
► Okula Uyum Uzm.Psk.Betül GÜNDÜZ
► Öfke Yönetimi Uzm.Psk.Aslıhan DEĞERLİ
► Evlilik Sorunları / Atıflar (Çıkarımlar) Uzm.Psk.Berat Onur TAŞBAŞI
► Evlilik, Sorunlar ve Çözümler Psk.Dnş.Mehmet Enver BAYATLI
► Çocuklarda Dil ve Konuşma Terapisi Uzm.Nurgül ÇİFTÇİ
► Çocuklarda Problem Davranışlarla Baş Etme Uzm.Psk.Zehra ŞELECİ YAYCILI
► Eşlerarası Sorunun Temel Noktası Psk.Fatma ÇAKIR ÇALIŞKAN
► Aşk Hakkında Herşey Psk.Nihan DİKME
► Bebek Emzirme Sorunları Doç.Dr.Güliz ONAT
► Bebek Masajı Doç.Dr.Güliz ONAT
► Çağımızın Sorunu Ertelemek Uzm.Psk.Melis TUNCAY NEÇARE
► Özgüveni Yüksek Çocuk Yetiştirmek Uzm.Psk.Gülşah ÖZTÜRK ERTEN
► Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Uzm.Psk.Dnş.Havva BAYAR
► Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Psk.Serap DUYGULU
► Yetişkinlik Döneminde Ruhsal Sorunlar Yrd.Doç.Dr. Nüket İSİTEN, Psikiyatrist
► "Eyvah Yine Sınav!" Sınav Kaygısı Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Tek Çocuk Olmanın Getirdiği Sorunlar Psk.Elif Y. ÇAVUŞOĞLU
► Aile Terapistine Gitmek Psk.Serap DUYGULU
► Ergenlik Dönemi ve Sorunları Psk.Sümeyye TURGUT
► Neden Yiyoruz? Psk.Sümeyye TURGUT
► Erkeklerdeki Erken Boşalma Sorunu Kadını Nasıl Etkiler? Dr.Zengibar ÖZARSLAN, Psikiyatrist
► Evlilikte Cinsel Sorunlar Uzm.Psk.Gülüm BACANAK
► Erkek Neden Sertleşme Sorunu Yaşar? Psk.Ahmet Sevran POLAT
► Çocuklarda Öfke Sorunu Psk.Seda BİRCAN
► Dış Göç ve Uyum Sorunu Psk.Seda BİRCAN
► Çocuklarda Yemek Yeme Sorunu Uzm.Psk.Emine ÖZDEMİR
► Evlilikteki Sorunlar ve Çözüm Önerileri Uzm.Psk.Emine ÖZDEMİR
► Anlaşılamayan Ergen'in Mektubu Uzm.Psk.Fatma EFE
► İlişki Kurma Korkusunun Psikoterapisi Dr.Ali Algın KÖŞKDERE, Psikiyatrist
► Evlilik ve Çiftler Üzerine Psk.Dnş.Tunahan UZUN
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sorun Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Esra ÜNAL ŞENGÜL Fotoğraf
Uzm.Psk.Esra ÜNAL ŞENGÜL
İstanbul
Uzman Klinik Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi167 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Gönül BAYALTUN Fotoğraf
Gönül BAYALTUN
Denizli
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi78 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (36) - Videolar - İletişim Bilgileri
Muharrem ÇAPKIN Fotoğraf
Psk.Muharrem ÇAPKIN
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi49 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (6) - Videolar - İletişim Bilgileri
Deniz DOĞRUÖZ Fotoğraf
Psk.Deniz DOĞRUÖZ
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi46 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler - Videolar - İletişim Bilgileri
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi33 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Gülcem YILDIRIM Fotoğraf
Uzm.Psk.Gülcem YILDIRIM
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi25 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (9) - Videolar (5) - İletişim Bilgileri
Meltem OK Fotoğraf
Uzm.Psk.Meltem OK
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi23 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Vedat AKDEMİR Fotoğraf
Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR
İzmir
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi16 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (14) - Videolar - İletişim Bilgileri
Tuğba AK Fotoğraf
Psk.Dnş.Tuğba AK
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler - Videolar - İletişim Bilgileri
Mehmet Bülent AKMAN Fotoğraf
Dr.Mehmet Bülent AKMAN
Kocaeli
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler - Videolar - İletişim Bilgileri
Uzm.Veysel KIZILBOĞA, İçel (Mersin)
Güldane KAVGACI, İstanbul
Dr.Psk.Sevil YAVUZ, İstanbul
Psk.Gizem PEKCAN, İstanbul
Dr.Mehmet TEKNECİ, İstanbul
Psk.Dnş.Cem KAYA, İstanbul
Öznur SİMAV, İstanbul
Psk.Sadık SUN, Diyarbakır
Uzm.Psk.Hülya TOPAL, İçel (Mersin)
Uzm.Psk.Taner TOKUÇCU, İçel (Mersin)
Psk.Ergün İNCE, İstanbul
Uzm.Psk.Yusuf KAYA, İstanbul
Adalet SEVİM, Kayseri
Psk.Oktay KORKMAZ, İstanbul
Uzm.Psk.Meltem OK, İstanbul
Uzm.Psk.Selin OYMAN, Balıkesir
Psk.Nurhan ÜNDER, İstanbul
Psk.Emine SOYBAY, İstanbul
Psk.Dnş.Tuğba AK, İstanbul
Dr.Mehmet Bülent AKMAN, Kocaeli , Psikiyatrist
Psk.Namık ACAR, Kocaeli
Psk.Meki DENİZ, Diyarbakır
Uzm.Psk.Ece PINAR, İstanbul
Pdg.Aykut AKOVA, İstanbul
Dr.Sevilay ZORLU, Antalya , Psikiyatrist
Psk.Dnş.Abdullah TOPAL, İçel (Mersin)
Uzm.Psk.Mahmut KIZILBOĞA, İçel (Mersin)
Dyt.Aysun SARIN, İstanbul
Psk.Saadet UÇAN, İstanbul
Psk.Ferit KARADAŞ, Diyarbakır
Psk.Eylem AYRANCI, İstanbul
Gülşen YILDIRIM, İstanbul
Prof.Dr.Kaya ÖZKUŞ, İstanbul , Akupunktur Hekimi
Psk.Narek KARASU, İstanbul
Gözde ERDOĞAN, İstanbul
Psk.Adem OCAK, Kayseri
Psk.Serap DUYGULU, İstanbul
Uzm.Psk.Ümit TAŞ, Diyarbakır
Ayhan IŞIK, Antalya
Psk.Ali GÜLNAR, İçel (Mersin)
Psk.Selin KARA, Kocaeli
Dr.Kasım ALTINTAŞ, Bursa , Akupunktur Hekimi
Psk.Güney RASLAYAN, Balıkesir
Dr.Deniz Koray GÖRÜCÜ, Adana , Psikiyatrist
Neşe ÖZTÜRK, İstanbul
Psk.Hasan ARSLAN, İstanbul
Dr.Beyhan IŞIK, Bursa , Aile Hekimi
Psk.Yücel SÖZER, İstanbul
Psk.Bilge USLU, İstanbul
Dr.Berkant YELKEN, Eskişehir , Psikiyatrist
Op.Dr.Cemil TUGAY, İzmir , Plastik Cerrahi - Estetik Cerrah
Psk.Özlem ŞAHİN, İstanbul
Dr.Sedat İRGİL, Balıkesir , Psikiyatrist
Doç.Dr.Sevtap HAMDEMİR KILIÇ, Ankara , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Şenay YILMAZ, İstanbul
Psk.Arzu YAZAR, İstanbul
Psk.Zeynep BALKIZ, İstanbul
Doç.Dr.Adnan CANSEVER, Ankara , Psikiyatrist
Dr.Murat Eren ÖZEN, Adana , Psikiyatrist
Psk.Ahmet YILMAZ, İstanbul
Psk.Neslihan DURATEYMUR, İçel (Mersin)
Uzm.Psk.Zeynep KUT, İstanbul
Dr.Bahar KAHRAMAN, Bursa , Akupunktur Hekimi
Dr.İbrahim BİLGEN, İstanbul , Psikiyatrist
Uzm.Habibe AYKAN, İstanbul
Psk.Alican KAYA, İstanbul
Dr.Enver GÜL, Samsun , Psikiyatrist
Psk.Seda BİRCAN, İstanbul
Psk.Serap SÖZEN, İstanbul
Psk.Gülay HORLU, İstanbul
Psk.Nevhan VAROL, İstanbul
Uzm.Psk.Tuba KALAY, İstanbul
Oya YILDIZ, İzmir
Dr.Can PAHALI, Hatay , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Dr.Ali MEZDEĞİ, İstanbul , Plastik Cerrahi - Estetik Cerrah
Op.Dr.Tuncay TAŞ, İstanbul , Ürolog
Psk.Reyhan UZUN, İstanbul
Dyt.Simay ALTUN, İçel (Mersin)
Emine ERGÜN, Ankara
Psk.Sabahattin ZENGER, Diyarbakır
Psk.Elif BAYBUĞA, İstanbul
Yrd.Doç.Dr. Nüket İSİTEN, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Melek BAL, İstanbul
Psk.Özge ÜNAL, İstanbul
Prof.Dr.Mesut ÇETİN, İstanbul , Psikiyatrist
Prof.Dr.Burhanettin ULUDAĞ, İzmir , Nörolog
Dr.Ali Algın KÖŞKDERE, Bursa , Psikiyatrist
Psk.Selen MORAY, İstanbul
Psk.Esra Naz ÖZEL, İçel (Mersin)
Prof.Op.Dr. Sinan EKİCİ, İstanbul , Ürolog
Psk.Lale TUNCEL, İstanbul
Psk.Mehmet ASLAN, İstanbul
Fzt.Sedef TEZER, İstanbul
Psk.Duygu AK, İstanbul
Dr.Reşit KÜKÜRT, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Ceyda ŞENEL, İstanbul
Psk.İlhan BOZKURT, İstanbul
Murat MANGIR, Balıkesir
Psk.Aysu AVCI, İstanbul
Psk.Tülay KÖK, Antalya
Doç.Op.Dr.Muammer M. DOĞAN, Ankara , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Psk.Ceyda ERGİN, İstanbul
Doç.Dr.Ozan PAZVANTOĞLU, İzmir , Psikiyatrist
Dr.Yunus HACIMUSALAR, Kayseri , Psikiyatrist
Dr.Zeynep BODUR, İzmir , Psikiyatrist
Prof.Dr.Nesrin DİLBAZ, Ankara , Psikiyatrist
Psk.K.Esen EKİNCİ, Diyarbakır
Uzm.Psk.Fatma EFE, İstanbul
Prof.Dr.F. Pınar AYDIN ODWYER, Ankara , Göz Doktoru
Ebru EKİN, Muğla
Uzm.Psk.Huriye TAK, İstanbul
Psk.İrem YOLA, İstanbul
Psk.Engin EKER, İstanbul
Psk.İlke ERDAŞ, İstanbul
Psk.Ayşe Didem DEDEOĞLU, Kahramanmaraş
Psk.Dnş.Funda AYHAN, Yurtdışı
Dr.İbrahim ATEŞ, Antalya , Psikiyatrist
Dr.Zengibar ÖZARSLAN, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Cemalettin EKMEKCİOĞLU, İzmir , Akupunktur Hekimi
Pdg.Barış ÇAKIR, İstanbul
Dr.Adnan ERDİNÇ, Bursa , Akupunktur Hekimi
Dr.Hüner AYDIN, İstanbul , Psikiyatrist
Op.Dr.Mitra ÖZDEMİR, İzmir , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Prof.Dr.Mehmet Akif ERSOY, İzmir , Psikiyatrist
Psk.Ebru ÖZTÜRK, İstanbul
Dr.Ceyda GÜVENÇ, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Buket ÜNVER, İstanbul
Yrd.Doç.Dr. Cem GÖKÇEN, Gaziantep , Psikiyatrist
Psk.Pelin KÖSE, İstanbul
Dr.Hülya ELTUTAN ÖNCÜLOĞLU, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Fethi TURAN, İstanbul , Psikiyatrist
Doç.Dr.Türkay DEMİR, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.İlknur YILMAZ, İstanbul
Dr.Taner CANATAR, Adana , Tıp Doktoru
Psk.Mehmet DİNÇ, İstanbul
Psk.Serhat DAMAR, İstanbul
Fzt.Ebru SİDAR, İstanbul
Psk.Berna ÜNVER, İstanbul
Meltem VARAN, İstanbul
Psk.Aslı BAŞARI, İstanbul
Op.Dr.Fırat SARAÇOĞLU, Kocaeli , Ürolog
Psk.Çağla AYKIN KURİŞ, İçel (Mersin)
Dr.Ahmet Volkan ARPACI, Ankara , Akupunktur Hekimi
Psk.Gözde KENÇ, İstanbul
Psk.Pınar HAKSAL, İstanbul
Psk.Endam GÜMÜŞ, İstanbul
Psk.Müge KIYICI, İstanbul
Dr.Mükerrem GÜVEN, Antalya , Psikiyatrist
Prof.Dr.Selçuk ASLAN, Ankara , Psikiyatrist
Dr.Mehmet Levent SOYLU, Adana , Psikiyatrist
Psk.Ahu BULDUR, İstanbul
Yrd.Doç.Dr. Onur Okan DEMİRCİ, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Burcu TÜRK, İstanbul
Dr.Veli KURT, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Burhan BURHANOĞLU, Muğla , Psikiyatrist
Psk.Gizem ANLAMA, İstanbul
Dr.Genco USTA, Ankara , Psikiyatrist
Psk.Şeyda KAYMAK, Zonguldak
Psk.Özge SEZEN, İstanbul
Gizem ŞENGÜN, İstanbul
Psk.Ayşegül YILMAZ BOYLU, İçel (Mersin)
Dr.Gökalp MÜSTECAPLIOĞLU, İzmir , Tıp Doktoru
Dr.Aylan GIMZAL GÖNENTÜR, İstanbul , Psikiyatrist
Dt.Adalet KOLATA, İstanbul
Psk.Aysun EROL, İstanbul
Dr.Figen KARACEYLAN ÇAKMAKCI, Kocaeli , Psikiyatrist
Dr.Nurcan ARSLANTÜRK, İzmir , Psikiyatrist
Psk.Fatma AYRIK, KKTC (Kıbrıs)
Doç.Dr.Özlem YILDIZ GÜNDOĞDU, Kocaeli , Psikiyatrist
Psk.Fatma FİDAN, İstanbul
Dr.Gökçe KÜÇÜKYAZICI, İstanbul , Psikiyatrist
Doç.Dr.Salih SELEK, Yurtdışı , Psikiyatrist
Ayşe KAYHAN, İstanbul
Doç.Dr.Hüsnü ERKMEN, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Nihal ÖZDEMİR, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Serhat İPEKÇİ, Antalya , Psikiyatrist
Psk.Ramazan KAMÇI, Diyarbakır
Psk.Semra EVRİM, İstanbul
Koray AYDIN, İstanbul
Psk.Ahmet ERKAN, Yurtdışı
Dr.Mustafa ERKAN, İstanbul , Psikiyatrist
Prof.Dr.Turgut GÖKSOY, İstanbul , Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
Psk.Beste ÖZGÜN, İstanbul
Çağla KAV, İstanbul
Cemile AKTAN, İzmir
Doç.Dr.Didem Behice ÖZTOP, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Dnş.Utku ARAT, İstanbul
Psk.Doğan ÜNER, İstanbul
Psk.Canan AYKANAT, İstanbul
Dr.Candaş KILIÇ, İstanbul , Psikiyatrist
Prof.Dr.Suzan ÖZER, Ankara , Psikiyatrist
Dr.U.Utku HAZAR, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Demet BALCI, Antalya
Psk.Ece YILMAZ, İstanbul
Gülşah ŞEN, Antalya
Dr.Gonca TAMER, İstanbul , Endokrinoloji Uzmanı
Op.Dr.İlhan OFLUOĞLU, İstanbul , Ürolog
Psk.Nur KASSEM, İstanbul
Birol DEMİR, İstanbul
Tülay ŞAHİN ASLAN, Şanlıurfa
Op.Dr.Ertürk ERGİN, Adana , Ürolog
Dr.Mustafa ÇAM, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Leyla BENKURT ALKAŞ, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Serhat ERKİŞİ, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Bilge AYGÜN, İstanbul
Psk.Remzi KARAKAYA, Zonguldak
Dyt.Şenol YILDIZ, Eskişehir
Dr.Müberra YENİŞAR, Bursa , Tıp Doktoru
Doç.Dr.İbrahim SAKÇAK, Ankara , Genel Cerrah
Psk.Senem ÇOPUR, İstanbul
Psk.Bahar TÜRK, İstanbul
Psk.Işıl ÖZÜAK, İstanbul
Dr.Ahmet TOPTAŞ, İstanbul
Psk.Damla ALKOÇ, İstanbul
Dr.Yeşim GÜNDÜZ, İstanbul , Tıp Doktoru
Fatih KURŞUN, Samsun
Tuğba DÖNER, İstanbul
Dr.Mustafa GÜVELİ, İstanbul , Psikiyatrist
Uzm.Psk.Sefa ÖZNE, İstanbul
Psk.Şeyma ALTINEL, Balıkesir
Psk.Aysenur KAYA, İstanbul
Psk.Hande DUTAR, Gaziantep
Uzm.Psk.Suna İPEK, İstanbul
Eda ERTEM, Adana
Psk.Havva AKDEMİR, İstanbul
Psk.Emel KOLTUK, İstanbul
Dr.Seçil GASSALOĞLU, Bursa , Tıp Doktoru
Psk.Hilal ŞAHİN, İstanbul
Hatice TEMİZ, İstanbul
Fürüzan EROĞLU, İstanbul
Dr.Bayram KAPLAN, İstanbul
Psk.Yelda ÖGE, Eskişehir
Dr.Gökhun İnan YÜCEL, Edirne , Psikiyatrist
Psk.Burcu BORAN, İstanbul
İbrahim DEMİR, Yurtdışı
Psk.Tuğba GÖK, İstanbul
Gülşah CÜMBÜŞ, İstanbul
Psk.Aziz KALAYCI, Balıkesir
Psk.Merve ALKAN, Kocaeli
Pdg.Uzm.Haluk KAYA, Yurtdışı
Kenan POLAT, Sivas
Psk.Didem ÜNGÖR, İstanbul
Psk.Dnş.Mustafa TOPCU, Kahramanmaraş
Dr.Mahmut DEMİR, Eskişehir , Psikiyatrist
Dr.Serdar DENİZ, İzmir , Tıp Doktoru
Doç.Dr.Murat YÜCE, Samsun , Psikiyatrist
Dr.Yavuz ATIŞ, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Figen ŞEN KÖSEM, Denizli , Psikiyatrist
Dr.Burçin Nuri AKAL, Sivas , Psikiyatrist
Uzm.Psk.Zehra EROL, İstanbul
Psk.Olcay TÜZÜN, İstanbul
sorun KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların sorun KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
İlgili Kavramlar
sorun çözme, sorun nedir, sorun çözmek, ilişki yorgunluğu, duygusal yorgunluk, psikolojik tükenmişlik, depresyon, üzüntü yorgunluğu, sorun yorgunluğu, psikolojik yorgunluk, psikolojik yorgunluk nedir, sorun çözme terapisi, depresyondan kurtulma, ergenlik dönemi sorunları, sorunları önleme, sorunları çözme, sorun çözme becerisi, sorun çözme becerileri, kendini programlama, kendini motive etme, başarı, başarı psikolojisi, okula uyum, okula uyum sorunu, uyum problemleri, okul korkusu, okul fobisi, okula uyum sorunları, kekemelik, kekeme, kekeme tedavisi, takılma, tekleme, evlilik sorunları, aile sorunları, çözüm becerisi, evlilikte sorun çözme, kaçınan sorun çözme tarzı, sorun çözme yeteneği, problem çözme, problem çözme tarzı, problem çözme yeteneği, akılcı sorun çözme tarzı, vajinismus, intihar, intihar şekli, intihar şekilleri, intihar istatistikleri, intihar sebebi, intihar sebepleri, kendini öldürme, intihar metodu, intihar metodları, intihar yöntemleri, psikolojide intihar, psikolojik açıdan intihar, intihar olgusu, intiharın sıklığı, intiharın yaygınlığı, intihar istatistiği, intihar yüzdesi, intihar yüzdeleri, intiharda psikiyatrik nedenler, intiharda sosyal nedenler, intiharda psikolojik etkenler, intiharda biyolojik yatkınlık, intiharda ailesel yatkınlık, intiharda fiziksel hastalıklar, intiharda yaklaşımlar, bağlanma, kişisel gelişimde bağlanma, sorun çözmede bağlanma, çocukta bağlanma, çocuklarda bağlanma, bebekte bağlanma, okula başlama, okula başlamak, algı, algılarımız, çocukta depresyon, çocuklarda sorun çözme, çocuklarda depresyon, ilkokulda depresyon, cinsel bilgi, cinsellik, cinsel cahillik, cinsel bilgi eksikliği, cinselliği bilmek, cinselliği bilmemek, psikiyatri, cep telefonu, kübitel tünel sendromu, serçe parmak, telefon dirseği, telefoncu dirseği, telefonla fazla konuşma, evlilikte güç savaşı, jinekomasti, erkekte göğüs büyümesi, erkekte büyük göğüs, büyük göğüs


04:44
Top